Tahran'dan üst düzey bir yetkili, ABD ile devam eden gerilime ilişkin yaptığı çarpıcı değerlendirmelerde, müzakerelerin barış veya uzlaşma anlamına gelmediğini, aksine 'savaşın başka bir aşaması' olduğunu belirtti. Ülkesinin ulusal çıkarları gerektirdiğinde mücadelenin hem askeri hem de diplomatik boyutlarını içerdiğini vurgulayan yetkili, müzakereleri 'kelimelerle, argümanlarla ve diplomatik yöntemlerle yapılan bir savaş' olarak tanımladı. Açıklamalarında, her türlü çatışmaya hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizdi.
Yetkili, savaşın sadece silahlı bir çatışmadan ibaret olmadığını, farklı boyutları bulunduğunu ifade etti. Ülkesinin uzun süreli bir mücadeleye hazır olduğunu ancak bunun müzakerelerin tamamen göz ardı edildiği anlamına gelmediğini kaydetti. Ayrıca, çok daha uzun menzilli füzeler üretebilecek teknolojik yeteneğe sahip olduklarını belirten yetkili, bu tür füzelerin üretimiyle ilgili kararın siyasi bir tercih meselesi olduğunu vurguladı.
Olası bir çatışma durumunda, yeni menzil, isabet oranı ve yıkıcı güce sahip füzeleri sahaya süreceklerini iddia eden yetkili, bu yeni silahların test edilmesi için en uygun yerin savaş alanı olduğunu savundu. Bu kapsamda, daha önce bir ABD uçak gemisine karşı yeni nesil füzelerden birinin kullanıldığını aktardı. Yetkiliye göre, söz konusu füze Amerikan uçak gemisini 500 kilometre mesafeden vurmuş, isabet etmiş ve hasara neden olmuş, ancak gemiyi tamamen işlevsiz hale getirmemişti.
Açıklamalarının devamında yetkili, daha önce ABD'nin uyguladığı ablukaya karşılık olarak Hürmüz Boğazı dışında, Çabahar çevresinden başlayıp Umman Denizi güzergahlarını kapsayan bir 'kısıtlı bölge' oluşturulmasına yönelik bir karar aldıklarını belirtti. Ancak bu kararın henüz resmi olarak uygulamaya konulmadığını sözlerine ekledi.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.