İsviçre, dış politikasının en temel sütunlarından biri olan tarafsızlık ilkesini yeniden tanımlamak üzere sandık başına gidiyor. Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketi tarafından desteklenen "İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması" başlıklı anayasa değişikliği teklifi, 27 Eylül'de halk oylamasına sunulacak. Ülkenin tarafsızlığının "sürekli ve silahlı" olmasını anayasal güvence altına almayı hedefleyen bu girişim; İsviçre’nin herhangi bir askeri ittifaka katılmasını, yabancı ordularla işbirliği yapmasını ve uluslararası çatışmalarda taraf olup ekonomik yaptırımlar uygulamasını tamamen yasaklamayı öngörüyor.
Girişimin arkasındaki temel motivasyon, özellikle 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında İsviçre'nin Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarına katılmasıyla alevlenen tartışmalar oldu. 1815 yılından bu yana aktif bir tarafsızlık politikası yürüten Bern yönetimi, Rusya'ya yönelik yaptırımları benimsemesi ve İsviçre menşeli silahların üçüncü ülkelere yeniden ihracı gibi konularda yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. Yeni anayasa teklifi kabul edilirse, İsviçre doğrudan bir askeri saldırıya uğramadığı sürece NATO dahil hiçbir savunma ittifakıyla ortaklık kuramayacak ve Birleşmiş Milletler (BM) kararları dışındaki hiçbir tek taraflı veya bölgesel ambargoya katılamayacak.
Söz konusu radikal değişiklik teklifi, İsviçre hükümeti ve parlamentosu tarafından sert bir şekilde reddediliyor. Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, anayasa düzeyinde getirilecek katı kuralların İsviçre’nin uluslararası krizlerdeki hareket alanını ciddi ölçüde daraltacağını savunarak, ülkenin tarihi başarısının katılıkta değil, pragmatik ve esnek politikalarda yattığını vurguladı. Sivil toplum kuruluşları da İsviçre'nin güvenliğinin Avrupa'nın genel güvenliğiyle bağlantılı olduğunu belirterek tasarıya karşı çıkarken, girişimi destekleyenler ise ülkenin arabuluculuk rolünü korumasının tek yolunun öngörülebilir ve mutlak bir tarafsızlık olduğunu ileri sürüyor.
Kamuoyu araştırmaları ise seçmenlerin bu katı düzenlemeye sıcak bakmadığını gösteriyor. GFS Bern Araştırma Enstitüsü ile 20 Minuten ve Tamedia tarafından yapılan son anketler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 63 ila 68'inin teklife "Hayır" diyeceğini, destek oranının ise yüzde 31-34 bandında kaldığını ortaya koyuyor. İsviçre doğrudan demokrasi sistemine göre, anayasa değişikliğinin yürürlüğe girebilmesi için halk oylamasında hem seçmen çoğunluğunun hem de kantonların çoğunluğunun onayını içeren "çifte çoğunluk" şartının sağlanması gerekiyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.