$ USD:50,1616
€ EUR:55,9868
£ GBP:67,1274
Gram Altın:6.548,52
CaddeNews Logo
Haberler/Dünya+/Gece Yarısı Açlığına Bilimsel Bakış: Hormonlar, Alışkanlıklar ve Sağlıklı Çözümler

Gece Yarısı Açlığına Bilimsel Bakış: Hormonlar, Alışkanlıklar ve Sağlıklı Çözümler

CN
Caddenews tarafından yayınlandı
06 Kasım 2026, 12:31 yayınlandı 06 Kasım 2026, 16:44 güncellendi
Gece Yarısı Açlığına Bilimsel Bakış: Hormonlar, Alışkanlıklar ve Sağlıklı Çözümler

Akşam saatlerinde ortaya çıkan ve genellikle abur cubur tüketimine yol açan yeme isteği, birçok kişinin karşılaştığı yaygın bir durum. Uzmanlar, yatmadan önceki iki saat içinde yemek yemenin kilo alımı ve obezite riskiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar, gün içinde ne kadar yemek yenildiğine bakılmaksızın, insan iştahının doğal olarak akşam saatlerinde zirveye ulaştığını gösteriyor. Bu durumun temelinde yatan bilimsel nedenlerden biri, açlık hormonu ghrelinin günün ilerleyen saatlerinde daha yüksek seviyelerde seyretmesi olarak gösteriliyor. Bath Üniversitesinden Profesör James Betts'in aktardığına göre, bu hormon öğünlerden sonra baskılanma eğiliminde olsa da, bu etki kahvaltı sonrasında daha belirgin olup, öğle ve akşam yemeklerinin ardından aynı derecede gözlenmiyor.

Gece saatlerinde hissedilen açlık sadece fizyolojik faktörlerle sınırlı değil; alışkanlıklar ve çevresel etkenler de bu durumu tetikleyebiliyor. Protein ve lif açısından zengin öğünlerin tokluk hissini daha uzun süre sağladığı vurgulanırken, besleyici bir akşam yemeği yenmediğinde gece açlık hissinin oluşabileceği belirtiliyor. Ayrıca, gece aç uyanma korkusu veya televizyon izlerken atıştırma gibi yerleşmiş alışkanlıklar da iştahı doğrudan etkileyerek kontrolsüz yeme davranışlarına yol açabiliyor. Birmingham Üniversitesinden Profesör Suzanne Higgs, çevresel faktörlerin ve rutinlerin iştah üzerindeki bu güçlü etkisine dikkat çekiyor.

Günün geç saatlerinde sadece açlık hissi değil, aynı zamanda yüksek kalorili ve işlenmiş gıdalara yönelik yoğun bir istek de artış gösteriyor. Leeds Üniversitesinden Dr. Kristine Beaulieu, beynin ödül sisteminin devreye girmesiyle yağlı, şekerli ve tuzlu gıdalara olan ilginin yükseldiğini ifade ediyor. Tok olunsa dahi, bu tür gıdaların beynin ödül mekanizmasını aktif hale getirerek tüketim arzusunu körüklediği biliniyor. Gece geç saatlerde yemek yemenin uyku kalitesi üzerindeki etkileri ise farklı araştırma sonuçlarıyla destekleniyor; özellikle işlenmiş karbonhidrat ve ilave şeker içeren gıdaların kan şekerinde dalgalanmalara neden olarak uyku düzenini olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor. Surrey Üniversitesinden Profesör Jonathan Johnston, uykusuzluğun da iştahı ve yüksek kalorili gıdalara olan talebi artırdığını belirtiyor, bu da bir kısır döngüye işaret ediyor.

Uzmanlar, gece atıştırma isteğini kontrol altına almak için öncelikle bu durumun ana nedeninin belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Eğer gerçek bir açlık hissediliyorsa, gün içindeki ana öğünlerin daha doyurucu ve besleyici hale getirilmesi öneriliyor. Atıştırma alışkanlık haline geldiyse, mevcut rutinlerin değiştirilmesi ve sağlıklı alternatiflerin kolayca ulaşılabilir kılınması tavsiye ediliyor. Dr. Beaulieu, evde meyve, yoğurt ve kuruyemiş gibi besleyici seçeneklerin bulundurulmasının, gece yeme alışkanlıklarını olumlu yönde etkileyeceğini dile getiriyor. Bu yaklaşımlar, hem fiziksel sağlığı korumak hem de kaliteli bir uyku düzeni sağlamak adına önem taşıyor.

Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)

Bu haberi paylaş

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?