Tıp dünyasında son yıllarda giderek daha fazla kabul gören bağırsak ve beyin ekseni arasındaki karmaşık bağa dair güçlü bir kanıt daha ortaya kondu. Güney Kore'de yürütülen ve uluslararası hakemli Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayımlanan klinik bir araştırma, özel olarak formüle edilmiş çoklu probiyotik takviyelerinin erken evre bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini ve hafıza fonksiyonlarını korumaya yardımcı olabileceğini gösterdi.
Gwangju Alzheimer Hastalığı ve İlişkili Demanslar (GARD) kohort çalışmasına dahil edilen ve hafif bilişsel bozukluk yaşayan yaşlı yetişkinler üzerinde gerçekleştirilen deneyde, katılımcılar 24 hafta boyunca yakından izlendi. Çift kör yöntemiyle yürütülen çalışmada deneklerin bir bölümüne Bifidobacterium animalis, Limosilactobacillus fermentum ve Levilactobacillus brevis türlerini içeren KL-P301 kodlu özel bir probiyotik karışımı, diğer gruba ise plasebo verildi. Altı aylık sürecin sonunda, probiyotik kullanan gruptaki bireylerin Klinik Demans Derecelendirme ölçeğinde kayda değer iyileşmeler gösterdiği, görsel bellek ve mekânsal ilişkileri algılama gibi karmaşık zihinsel testlerde daha üstün performans sergilediği belirlendi.
Araştırmanın biyokimyasal açıdan en çarpıcı sonucu ise kandaki Alzheimer belirteçlerinde görülen gerileme oldu. Probiyotik tüketen katılımcıların plazmasındaki, tau proteinlerinin anormal şekilde katlanarak beyinde oluşturduğu yumakların habercisi olan pTau181 düzeylerinde belirgin bir düşüş kaydedildi. Aynı zamanda iltihaplanma sürecinde rol oynayan IL-1β adlı sitokin seviyesinin de anlamlı ölçüde azaldığı saptandı. Bilim insanları, bağırsak mikrobiyotasının güçlenmesiyle sistemik iltihaplanmanın baskılandığını, bu durumun kan-beyin bariyerini koruyarak nörodejeneratif hasarın önlenmesinde dolaylı bir koruma mekanizması sağlayabileceğini öngörüyor.
Elde edilen bulgular, probiyotiklerin beyindeki patolojik yumakları doğrudan yok ettiğini kanıtlamasa da bağırsak sağlığının nörolojik işlevler üzerindeki koruyucu etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Araştırma ekibi, mevcut verilerin son derece umut vadedici olduğunu belirtirken; probiyotik temelli terapilerin Alzheimer ve ilişkili demans türlerinde ilaç dışı, destekleyici bir tedavi yöntemi haline gelebilmesi için daha geniş katılımcı gruplarıyla ve daha uzun süreli klinik çalışmalarla desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.