ÖZGÜR 10 OCAK!…

ÖZGÜR 10 OCAK!…

1961 ile 1971 yıllar arası “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlanan ve gazetecilerin bazı haklarının geri alındığı 1971 yılı askeri müdahalesi sonrasında ” 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilerek kutlanmaktadır. 

Yağmur, çamur, güneşli, savaş veya pandemi döneminde insanların sokağa çıkmaya çekindiği zamanlarda takipçileri ve okurlarının haber alma özgürlükleri için gecesini gündüzünü ve hayatını ortaya koyarak Fotoğraf makinesi ve Kamerası ile tüm zor şartları göğüsleyerek mesleğini icra edenlerin günü olan 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü” kutlu olsun.

 Evet 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü” siyasiler, STK’lar tüm yöneticiler son dönemin modası olan sosyal medyadan tebessümlü paylaşımlarda bulundular. Peki gerçekten çalışan gazetecilerin derdine derman oldular mı?  Hayır olmadılar. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde gazeteciler mesleklerini icra etmekte zorlanıyorlar. Alanda olan boynunda fotoğraf makinesi takılı gazetecilerden bahsediyorum. Evlerini geçindirmek için ve en önemlisi vatandaşların haber alma özgürlüklerini sağlamak için yaşadıkları sıkıntılara yetkililerin bir an önce eğilmesi gerekiyor.

Ülkemizde sokakta çalışan gazetecilerin yaşam şartları çok zor durumda. Sarı basın kartı noktasında yaşananların yanında özellikle İstanbul da ulaşım noktasında çok büyük zorluklar çekiliyor. 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü” vesilesiyle sahada olan gazetecilerin çoğunun sarı basın kartı bulunmayan, sadece tanıtım kartı taşımakta. Adı üzerine yerel basın çalışanları konusunda İBB yetkililerinden AKBİL konusunda çalışma yapmalarını istemekteyiz. 

Başta siyasiler olmak üzere birçok kesim Çalışan Gazetecilerin Günü kutlama mesajları yayınlıyor. Ülkemizde geçmişte olduğu gibi bugünde basın kurum ve kuruluşları baskı altında tutuluyor. Basına karşı yapılan tutumu analiz ettiğimizde durum içler acısı. Bu meslekte gördüğüm en acı olanı her sözünde özgürlükten dem vuran kişi veya kurumların tutundukları tavırdır. Bu durum tüm kurumlar başta olmak üzere, siyasi parti, STK ve kişiler olmak üzere hepsi için geçerlidir.

Bir düşünün kurumlar veya kendileri hakkında olumlu haber olunca senden iyi gazeteci yok. Birde senaryoyu tersine çevirelim haberi olumsuz olunca ne kötülüğün ne satılmışlığın kalır. Halk arasında bir söz var. Biz gazeteciler ne İsa ya yaranabiliyoruz nede Musa ya. Benim için tek önemli olan konu bir insan veya kurumlar ya konuştukları gibi olsunlar ya da oldukları gibi görünsünler.

Yıllardır olan ve özellikle son yıllarda artan bu konu birçok kesimde kendi tarafı olmayan basın kurum veya mensubunu ötekileştirildiği, daha ileri gidilerek özellikle siyasilerin basın kurumuna veya muhabirlerine senle çalışamayız diyecek kadar ileri gidildiği dönemden geçiyoruz. Unutmayalım bir kurum veya kişi gazetecinin sorularından kaçıyorsa durum iyi olmadığının göstergesidir.   

Cadde ve Sancaktepe News Gazetesi gurubu olarak kişi ve kurumların sadece 10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü” gibi günlerde bir kahvaltı veya yemekle anmaları taraftarı değilim. Yetkililerin başta basın kurumları ve çalışanlarının hakları konusunda iyileştirme yapmalarını talep ediyoruz.

Başta İl ve İlçe genelinde TV ve Gazete çalışması ile çalışanlarına ve ailesini geçindirmek için mücadele eden kamuoyunu bilgilendirmek için gecesi gündüzü olmayan muhabirlerimizin hak ve hukukunun teminat altına alınması ve baskılara maruz bırakılmamasını temenni ediyorum.

Selam ve Dua ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir